25 Nisan 2014
Hürriyet Aile

KADINCA>Kadınca

Adet dönemi şişlikleri

Adet dönemi şişlikleri
Her ay yaşadığınız su toplanması yani ödemler rahatsız edici ve can sıkıcıdır. Fakat yapacağınız bazı değişikliklerle bu rahatsızlığınızı azaltabilirsiniz. Bu konuda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Emanetoğlu'nun önerilerine kulak verin.
Adet kanamasından bir veya iki hafta öncesinde başlayan şiş, ağır ve dolgun hissettiren sıvı tutulması, adet kanamanızın başlamasıyla birlikte sona erer. Çoğu kadın için bu, ayda bir yaşanan önemsiz bir sıkıntı iken, bazı kadınlar için günlük hayatını etkileyecek kadar ciddi bir durumdur. Neyse ki bu dönemde giyeceğiniz geniş pantolonların yanında başka seçenekleriniz de vardır. Genişleyen belinizi rahatlatacak yaşam tarzındaki değişiklikler ve ilaçlar buna yardımcı olacaklardır.

Adet kanaması gören kadınların %85 inde, adet dönemi öncesinde yaşanan 200 şikâyetten en az bir tanesi vardır. Sıvı tutulmasına bağlı olarak gelişen karın şişliği de bunlardan birisidir. Diğerleri ise halsizlik, memelerde hassasiyet, sivilce, baş ağrısı, bazı yiyeceklere karşı iştah artışı, hassasiyet ve ağlama nöbetleri şeklindedir. Bu belirtiler 25 ile 35 yaş arasında başlayabilirler.

Neden sıvı toplanması olur?
Tam olarak nedeni bilinmese de hormonlardaki döngüsel değişimin sonucu olduğu sanılmaktadır. Bir adet dönemi ortalama 28 gün sürmektedir. Birinci gün adet kanamasının olduğu ilk gün olarak kabul edilir. Adet döneminin ilk yarısında östrojen seviyesi yükselir. Rahim kalınlaşır ve büyür. Aynı zamanda hipofiz bezindeki hormonlar, yumurtalıkları uyarıp, yumurtanın gelişip, salınmasını sağlar.

14. gün civarında yumurta salınır ve yumurtalık kanalında ilerler. Ardından gebeliğe hazırlık amacıyla progesteron seviyesi artar. Eğer yumurta döllenmezse hormon seviyesi düşer ve kalınlaşan rahim dokusu adet kanamasıyla beraber atılır. Böylece 28 gün tamamlanarak yeni bir adet dönemi daha başlar. Adet kanaması öncesindeki şikâyetlere neden olan durumun, aylık hormonal değişikliklerle, beyindeki kimyasal değişikliklerden kaynaklandığı düşünülmektedir. En çok da beyindeki kimyasal bir madde olan serotonin suçlanmaktadır. Ayrıca diğer kimyasallar da rol oynayabilirler. Stres ve duygusal sorunların, bu şikâyetleri daha da artırdığı bir gerçektir.

< 1 /2 >
3370 kez okundu | 0 yorum yapıldı
Paylaş:
YORUMLAR